ve zaman geldi.
yarın hab teo günü. Sonunda vize vakti geldi çattı.
hazır mıyız? bilmiyoruz. Rahat mıyız? Şaşırtıcı ve korkutucu derecede, evet. Müthiş bir huzur hakim. Rahatız, tüm konulara hakim gibi. BA ile AA arasında kalmış gibi rahatız. Bir yandan Yaşar dinliyoruz. Keyif çatıyoruz.
Tüm bunların sebebi, az önce yediğimiz 3 paket çikolatadan kaynaklanıyor olabilir. Bol miktarda mutluluk hormonu salgılamış olabiliriz.
Akşam yemeğimizin sponsoru ise, Sezer idi. Kendisine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Allah razı olsun, Allah tuttuğunu altın etsin. Karnımız doydu. Üzerine uyuduk. Üzerine muhabbet ettik. Üzerine çikolata yedik. Biraz hab teo baktık. Şimdi üzerine doğru düzgün biraz daha ders çalışıcaz. Ama nedense, sanki bunları tam tersi sırayla yapmış gibi rahatız.
Yarın akşamki halimizi merak ediyoruz asıl şu an. Yine öyle huzurlu olacak mıyız acaba? Bugün girdiğimiz Sİİ (Alper) ve Wireless (Ahmet) vizeleri bize bir huzur da vermiş olabilir. Vizenin insan yemeyen bir şey olduğunu hatırladık belki de.
Belki de her şeyden geçtik. Nirvana'ya erdik. Bir aşmışlık, bir olgunluk, bir mezunluk hakim üstümüze. Mezun olmuş gibiyiz. O kadar rahatız ki... O kadar mutluyuz ki...
Tek sorun, biraz psikolojiler bozuk. Abuk sabuk hareketler, konuşmalar da eksik olmuyor aslında. Ama o da zaten işin tuzu biberi.
Bakalım, hayırlısı.
Herkes ekmeğinde, huzurunda, hab teosunda olsun.
-Teocu Gençlik : Alper & Ahmet.
Dipnot: Ahmet, bloga üçüncü yazısını yazmaktan dolayı çok mutlu. Hepsinde eşlik ettim kendisine. Yüzümüzde güller açıyor.
ahmet köksal çalışkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet köksal çalışkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Kasım 2008 Pazartesi
1 Kasım 2008 Cumartesi
haberleşme teorisi haftası
MT'den kalınca, başka MT alınabiliyor mu?
Birkaç gündür Ahmet'le kendimize sorduğumuz soru bu. Haberleşme Teorisini, hangi akla hizmet ederek aldıysak, vizeye birkaç gün kala şimdi tutuştuğumuz anlardır. Olasılık temelli bölümümüzde, olasılık ile fazla içli dışlı olmadan mezun olacağız derken, bir anda olasılık kuramının içinde kendimizi boğulurken bulduk.
Milyon adet teorem, ıspat, kanıt, tanıt ile uğraşıyoruz. Bunaldık gibi sanki. Kalır mıyız onun hesapları ile uğraşırken, olasılığı anladık gibi. Şöyle ki;
Geçen sene 30 kişilik sınıfta, 7 kişi kalmış. Şu anki sınıfta, abiyane tabirle 'çancı' diye nitelidiğimiz yaklaşık 7 arkadaş var. Sınıf ise 27 kişi. En yakın kareler yaklaşımına göre (bunun adı böyle miydi ya?) 27-14 = 13 kişilik dilime girmemiz gerekiyor. Dersten geçme olasılığımız 13/27. Galiba. Istatiksel beklenen değer DD. Güç spektral yoğunluğumuz, her daim uykulu.
Nolacak halimiz? Bir geçelim, kurban falan keselim en iyisi.
Hayırlı haberleşmeler.
Birkaç gündür Ahmet'le kendimize sorduğumuz soru bu. Haberleşme Teorisini, hangi akla hizmet ederek aldıysak, vizeye birkaç gün kala şimdi tutuştuğumuz anlardır. Olasılık temelli bölümümüzde, olasılık ile fazla içli dışlı olmadan mezun olacağız derken, bir anda olasılık kuramının içinde kendimizi boğulurken bulduk.
Milyon adet teorem, ıspat, kanıt, tanıt ile uğraşıyoruz. Bunaldık gibi sanki. Kalır mıyız onun hesapları ile uğraşırken, olasılığı anladık gibi. Şöyle ki;
Geçen sene 30 kişilik sınıfta, 7 kişi kalmış. Şu anki sınıfta, abiyane tabirle 'çancı' diye nitelidiğimiz yaklaşık 7 arkadaş var. Sınıf ise 27 kişi. En yakın kareler yaklaşımına göre (bunun adı böyle miydi ya?) 27-14 = 13 kişilik dilime girmemiz gerekiyor. Dersten geçme olasılığımız 13/27. Galiba. Istatiksel beklenen değer DD. Güç spektral yoğunluğumuz, her daim uykulu.
Nolacak halimiz? Bir geçelim, kurban falan keselim en iyisi.
Hayırlı haberleşmeler.
26 Eylül 2008 Cuma
labdan
Ahmet'le labdayız.
Ahmet almış çayını yudumlarken, durmadan hastayım diye sızlanmaya devam ediyor.
Büyümüşüz, kocaman olmuşuz da, lablarda çalışıyoruz.
Bu da nerden geldi aklıma, öğle yemeğinde özgenin 24 yaşında olduğumu söylemesiyle. Kantincinin önünde çocuksu (!) hareketlerimi yaparken, Özge kantin sahiplerine "bu 24 yaşında" deme ihtiyacı hissetti, birden durdu dünya, film şeridi gibi gözümün önünden geçti 24 yıl, 24 yıl olunca uzun sürdü biraz tabi.
Sonra düşündüm hakkaten baya olmuş dünyaya geleli. İtü'ye geleli de baya olmuş. nitekim bu sene bi aksilik olmazsa bitiyor. Hatta az kalsın aksilik oluyordu, yine efsane ders seçim dönemi hatırlarımdan birini daha yaşadım yaşattım.
Ahmet'le labdayız. büyümüş de projelerde, bitirmelerde çalışıyoruz.
Büyümüşüz ama hala bişey bilmiyoruz, acı çekiyoruz burda.
Şimdilik böyle. labdan seslendik size.
Herkes ekmeğinde olsun.
Alper & Ahmet
Ahmet almış çayını yudumlarken, durmadan hastayım diye sızlanmaya devam ediyor.
Büyümüşüz, kocaman olmuşuz da, lablarda çalışıyoruz.
Bu da nerden geldi aklıma, öğle yemeğinde özgenin 24 yaşında olduğumu söylemesiyle. Kantincinin önünde çocuksu (!) hareketlerimi yaparken, Özge kantin sahiplerine "bu 24 yaşında" deme ihtiyacı hissetti, birden durdu dünya, film şeridi gibi gözümün önünden geçti 24 yıl, 24 yıl olunca uzun sürdü biraz tabi.
Sonra düşündüm hakkaten baya olmuş dünyaya geleli. İtü'ye geleli de baya olmuş. nitekim bu sene bi aksilik olmazsa bitiyor. Hatta az kalsın aksilik oluyordu, yine efsane ders seçim dönemi hatırlarımdan birini daha yaşadım yaşattım.
Ahmet'le labdayız. büyümüş de projelerde, bitirmelerde çalışıyoruz.
Büyümüşüz ama hala bişey bilmiyoruz, acı çekiyoruz burda.
Şimdilik böyle. labdan seslendik size.
Herkes ekmeğinde olsun.
Alper & Ahmet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)